Blog

KURUMSAL HANTALLIK

KURUMSAL HANTALLIK

TEDBİR ALINMASI GEREKEN BİR HASTALIK

Önce ufak bir tırtıldım. Yapraktan yaprağa koştum ve büyümeye geç kalmış bir hissiyat içerisinde, önüme gelen tüm yaprakları yiyerek büyüdüm. Yeteri kadar beslendiğimi düşündüm ve uçmaya hazır olduğumdan emindim. Bu nedenle uçmaya teşebbüs ettim… Ancak tam olarak uçamadım. Acaba neydi eksik olan(lar)?

Birçok büyüdüğünü zanneden firmanın halidir bu tırtıl meselesi lakin doğru çerçevede büyümek o kadar kolay da bir süreç değildir. Her şeyin asgari ölçekte bir zamanı ve zamanlaması vardır. Firmalar için, zamanı gelmeden yapılan bir teşebbüs, çok ciddi bir hasar alabilecekleri kaza haline dönüşebilir. Nasıl bir ürünün, markanın yaşam çizgisi (PLC) var ise firmaların, kurumların da bir yaşam çizgisi vardır. Nasıl ki bu yaşam çizgisinde büyüme çan eğrisi sağlıklı büyüme için yavaş bir şekilde hareket etmeyi gerektiriyor ise, firmalar da asıl hazır oldukları zaman yavaşça büyümeyi öğrenmeleri elzemdir. Firmaların en büyük hatası; parayı fazla buldukları anda büyüme lokomotifinin de devreye girmesinin gerektiğini düşünmeleridir. Tabi ki büyüme sürecinin en kilit anahtarı paradır. Ancak doğru yönetilemeyen bir para akışı size kolayca felaketi hazırlayabilir.

Özellikle Türkiye’de kurumsal hantallığa bulaşmış firmaların, diktatör (patron) rejiminden kurtulması da bir başka önem arz eden husustur. Her kurumun tabi ki ve mutlaka bir lideri olması gerekir. Lakin kurumlar diktatör yönetim modelinden ziyade, sevilen, istenilen, vizyoner ve rol model alınabilecek liderler ile daha sağlıklı yol alabilir. Kurumsal yapılandırma süreçlerinde büyüme demek; “büyük binalara, fabrikalara geçmek demek” zanneden bir bakış açısının artık öldüğünü kabul edemeyen sözde büyük patronlar, bugünü ve geleceği yönetecek firmaların temellerini sarsmaktan öteye gidemeyenler oluyorlar.

Firmaların büyüme süreçlerinde tabi ki sadece patronlar günah keçisi ilan edilemez. Büyüme süreci bir tümevarım sürecidir. Bu nedenle büyüyen ve kurumsallaşmaya çalışan her firmanın her açıdan bu sürece hazır olması gerekir. Özellikle Türkiye’de, Kurumlarımız, firmalarımız için harika binalar inşa ettik. Modern çalışma alanlarından, muhteşem CEO, Genel müdür odalarına, onlarca güzel toplantı odalarından, şahane manzaralı plazalara varacak şekilde, marka binalar, ofisler oluşturduk. Ofislerimiz ve plazalarımız markalaştı. Peki ya firmanız, kurumunuz, markalarınız? Hasbelkader belki Türkiye’de markalaştık, peki global açıdan markalaşmanın neresindeyiz?

Hem yurt içi hem de yurt dışında başarıyı yakalamak için, kurumsallaşma ve doğru yapılandırma ile şirketlerin büyümesi için acaba nelere dikkat etmemiz gerekiyor? Elbet bu konu ile ilgili birçok şey söylenebilir. Ancak en çok önem arz edeni; bu süreç aniden ve acilen inşa edilmemelidir! Ani ve acil durumlarda kurumsallaşma ve büyüme sevdasında olan firmalar, mutlaka bir hazımsızlık yaşıyor ve bu hazımsızlıkla birlikte iyiden iyiye hantallaşıyorlar. “Biz ufak bir firma iken çok daha hızlı hareket edebiliyorduk” cümlesini birçok büyümüş firmanın sahibinden duydum. İşin gerçeği de “Kurumsal Hantallığa” geçmeden önceki süreçte mutlaka öyledir ki bir büyüme hamlesi teşebbüsünde bulunmuşlardır. Peki, acaba bu “Kurumsal Hantallık” illetine bulaşmamak için neler yapılmasında fayda vardır? Âcizane kişisel gözlemlerin aşağıda yer alıyor.

–          Şartlar: Uygun şartlar oluşup oluşmadığından emin olmak gerekiyor. 40 eleyip, 40 dokuduktan sonra karar vermekte fayda var.

–          Sabır: Sağlıklı bir kurumsal büyüme için sabır çok önemlidir. Bir Annenin bebeğini 9 ay 10 gün beklediği gibi, sizinde bu süreçte bu hassasiyetle sabırlı olmanız gerekir.

–          Kabiliyet: Kurumunuz acaba bu büyüme sürecine yeteri kadar kabiliyeti var mı? Kurum içi kabiliyetlerinizi, güçlü ve zayıf yönlerinizi tespit edin. Güçlü olanları doğru yönetin, eksik olanları bir an önce değil, sabır ile güçlendirin.

–          Hedef ve gerçekler: Her firmanın hedefi vardır. Peki ya hedefler ne kadar gerçekler dünyasındadır? Yıllık satış hedeflerinde bir miktar hayal eklemek faydalıdır. Ancak uzun vadeli büyüme hedefinde, gerçekleri göz ardı etme lüksünüz yoktur.

–          Ekip: Her kurumda insan en önemli etkendir. Ekibiniz yeteri kadar donanıma sahip mi? Mutlaka bazıları (çok azı) hazır, bazıları (çoğu) hazır değildir. Kurumsal bir büyüme sürecinde iseniz, bu durumda sabırla mevcut ekibi eğitmeli ve gerekli profesyonel takviyeleri de yapmanız gerekir. Ancak yapılacak takviyelerin mutlaka kurumun kimyasına uygun olmasına özen gösteriniz.

–          Şekilsel büyüklük, mantıksak büyüklük, zihinsel büyüklük: Desinler diye büyümeye asla teşebbüs etmeyin. Şekil olarak güzel olayım derken, kurumun içi boş kalır. Şekilcilik anlayışı ile başlamadan bitersiniz. Mantıksal ve zihinsel büyüklük ise bu süreçte en çok ihtiyacınız olacak iki önemli maddedir. Kurum içi tüm zihinler bu büyüme sürecinde doğru rolü alabilmelidir. Ayrıca mantıksal bir büyüme ise genel itibariyle ifade ettiğimiz gibi adım adım firmanın kontrollü büyümesidir.

–          Lider: Başarılı bir orkestranın mutlaka akıllı ve başarı için adımlarını atan bir şefi vardır. Siz de kendi kurumunuzda başarının yolunu bulacak bir lider misyonu üstlenmelisiniz. Gelişime, eğitime, dünyada olup bitene açık bir vizyon ile kurumunuzu en güzel seviyelere taşımak için elinizden gelenden fazlasını yapınız.

Bir kelebek bir yaprağın üzerinde yumurta olarak hayata adımını atar. Birkaç gün sonra yumurtalar kırılmaya başlar. Yumurtanın dışına çıktıktan 12-14 gün süre içerisinde tırtıl olur. Akabinde ağaçta asılı duran bir koza olarak bir haftasını geçirir. Tüm bu süreçlerden sonra uçmaya hazır bir kelebek olur. Sürecini başarı ile tamamlayan o güzelim rengârenk kelebek atık doğada en güzel uçuşlarını yapmaya hazırdır. En güzel renkleri kurumunuza ve hayata katacağınız çok güzel bir kelebek olmanız temennim ile…

A.Atçı